Site icon haberozeti.org

Sındırgı ve Simav Deprem Hareketliliği Santorini Benzeri Olaylarla İlişkilendirildi

Sındırgı ve Simav deprem hareketliliği

Balıkesir’in Sındırgı ile Kütahya’nın Simav ilçelerinde yaşanan sismik hareketlilik, Yunanistan’ın Santorini Adası’nda yılbaşında görülen deprem aktivitesine benzetiliyor. Uzmanlar, magmanın yer açma çabasıyla fay olmayan bölgelerde de depremler meydana getirdiğini belirtiyor.

Depremler Sınırlı Alanlarda Yoğunlaşıyor

Eskişehir Osmangazi Üniversitesi’nden volkan bilimci Prof. Dr. Özgür Karaoğlu, Sındırgı’da yaklaşık 30×20 kilometrelik alana yayılan 23 bin, Simav’da ise 10×20 kilometrelik dar alanda 4 bin 400’e yakın deprem olduğunu aktardı. Çoğu depremin 2 büyüklüğünde küçük çaplı ve derinliklerinin 5-15 kilometre arasında olduğunu belirtti.

Fay Hattı Dışında Depremler Görülüyor

Karaoğlu, Simav ve Sındırgı’daki depremlerin önemli bir kısmının tanımlı fay hatları üzerinde değil, yeni kırık oluşturulmadan gerçekleştiğine dikkat çekti. Bu da magmanın etkisiyle yer altında oluşan gerilimin fay dışı sismik hareketlilik yarattığını gösteriyor.

Magmatik Zonlar ve Deprem Aktivitesi

2012-2024 yılları arasında yapılan tomografi çalışmaları, Sındırgı’nın 5-12 kilometre derinliklerinde magmatik zonların varlığını ortaya koydu. Bu magmatik hareketlilik, bölgede jeotermal akışkanların ve fayların tetiklenmesine neden oluyor.

Santorini ve Bölgedeki Deprem Fırtınası

Prof. Dr. Karaoğlu, Santorini Adası’nda yaşanan benzer magma kaynaklı depremlerin Sındırgı ve Simav için de bir örnek teşkil ettiğini vurguladı. Bölgede magmanın yer değiştirmesiyle oluşan stresin yer altındaki akışkanları ve fayları harekete geçirdiğini belirtti.

Uzun Süreli Deprem Aktivitesi Bekleniyor

Sindırgı ve Simav’da magmatik hareketlere bağlı sismik aktivitenin uzun soluklu devam edeceği ve büyük kırıkların oluşmadan depremlerin süreceği öngörülüyor. Karaoğlu, “Son 25 yılda Santorini benzeri bölgede 8-10 yılda bir magma kaynaklı deprem fırtınaları yaşanmıştır” dedi.

Bu gelişmeler, bölgedeki sismik hareketliliğin takip edilmesi ve olası risklere karşı tedbir alınmasının önemini bir kez daha ortaya koyuyor.

Exit mobile version